Bayan March - Virginia Feito Kitap Yorumu
Büyük beklentilerle başlanan bir kitabı sevmekten daha güzel bir şey varsa o da beklentisiz başlanan bir kitabı sevmektir :D
Bayan March, eşi George March'ın son kitabının başarısından oldukça memnun. Ama bir gün sürekli gittiği pastanenin tezgahtarı Bayan March'a kitabın Bayan March'tan ilham alınarak yazıldığını iddia ediyor ve Bayan March bunun üzerine gittikçe paranoyaklaşıyor. Bir anda ortaya çıkan hamamböcekleri, tanık olduğu cinayet, kendisine tıpatıp benzeyen bir kadınla karşılaşması ve kayıp bir kıza kafayı takması da işleri Bayan March için daha da güçleştiriyor.
Bayan March, okuması oldukça ilginç bir karakterdi. İnsanların kendisi hakkında ne düşündüğüne fena hâlde kafayı takmış biri. Mesela kitabın ilk başlarında yeşil renkli bir eldiven takıyor ve aklından geçen düşünce insanların bu cesur rengi giydiği için onun ne kadar özgüvenli olduğunu düşüneceği oluyor. Başka bir sayfada ise Noel alışverişinden elinde torbalarla dönüyor ve kapıcı yardım teklif ettiğinde adam alışverişini fazla cimri ya da fazla gösterişli bulur diye endişelenip teklifini reddediyor. Sonrasında da teklifi reddettiği için kapıcı kendisine daha da bilenir diye düşünüp bunun için endişelenmeye başlıyor.
Bazen de başka insanların yaşadıkları sorunları olduğunu öğrenince ya da kafasında böyle teoriler kurunca mutlu oluyor. Mesela hamamböceklerinden kurtulmak için eve bir ilaçlamacı çağırıyor ve adam gelip böceklerin başka bir daireden gelmiş olabileceğini söyleyince içi neşeyle doluyor. Başka bir sayfada oğluyla ilgili bir sorun yaşıyor ama oğlundan başka bir çocuğun da bu sorunla karşılaşmış olabileceği ihtimalini duyunca oğlunun sorununu çözmek yerine bu düşünceyle mutlu oluyor.
İlginç olduğu kadar düşündüğü ve yaptığı şeylerle de oldukça rahatsız edici bir karakterdi Bayan March. Ama çocukluğunda maruz kaldığı ilgisizlik ve yaşadığı bir olay beni çok üzdü. Sürekli olarak başkalarının kendi hakkında ne düşündüğüne kafayı taktığından attığı her adımı düşünmesi çok üzücüydü. Yaşadığı travmalar olmasaydı, başkalarını kafaya takmayı bıraksaydı ve kendisi olabilseydi Bayan March'ın nasıl biri olabileceğini çok merak ettim. Falcı sahnesinde medyumun Bayan March'ın utandığı için ruhunu sakladığı ve gerçek kişiliğini göstermek için çok geç kaldığını düşündüğünü söylediği kısımda çok etkilendim çünkü kitabın en başından beri Bayan March hakkında böyle düşünüyordum. Ayrıca başka bir sahnede de o sırada konu biraz başka olsa da birisinin Bayan March'a "Numara yapmaktan yorulmadın mı?" dediği kısımda da çok etkilendim.
Kitap oldukça olaysız olmasına rağmen benim için çok akıcıydı. Rahatsız edici, garip karakterleri ve olaysız kitapları sevdiğimden beklediğimin üzerinde bir keyif aldım kitaptan. Sonunu da sevdim, kitabın rahatsız ediciliğine uygun bir sondu. Ancak maalesef olaysız olması ve Bayan March'ın garip düşünceleri üzerinden ilerlediği için herkesin seveceği tarzda bir kitap değil. Ben de sevmiş olmama rağmen biraz daha kısa olmasını tercih ederdim. Belki 350 değil de 300 sayfa olsa daha iyi olabilirdi.
Ben normalde kitapların dizi/filme uyarlanmasını pek seven biri değilim ama Bayan March'ın bir filme uyarlanacak olmasına mutlu oldum. Güzel bir şekilde uyarlanırsa çok seveceğim bir film olur diye düşünüyorum çünkü sevdiğim ama spoiler olmasından korktuğum için söyleyemediğim bir filmin havasını verdi bana.
Puanım: 8/10 (Kitabı bitirdiğimde aslında puanımı 7 olarak kararlaştırmıştım ama üzerine biraz daha düşününce 8 puan vermeye karar verdim. Belki biraz daha düşündükçe puanım artabilir:))



Yorumlar
Yorum Gönder