Okuma Serüvenim
Bugün bahsetmekten ve üzerine düşünmekten çok hoşlandığım okuma serüvenimden bahsetmek istiyorum.
Ben okumayı öğrendiğimden beri hep bir şeyler okumaya çalıştım. Önüme çıkan her şeyi okumaya çalışıyordum o zamanlar. Bununla ilgili en belirgin anım gazetenin üstünde yazan hiçbir kelimenin anlamını bilmiyor olmama rağmen yine de okumaya çalıştığım an.
2. sınıfa geçtiğimde başka bir şehre taşınmıştık ve buradaki yeni sınıfımda küçük bir kitaplığımız vardı. 2. ve 3. sınıf boyunca hep oradaki kitaplıktan bir kitap alıp okuyup geri getirip yenisini alarak okumaya devam ettim. Bu kitaplar çoğunlukla 64 sayfalık oluyordu. İsmini şimdi hatırlamıyor olsam da okuduğum kitaplardan birinin sonunda küçük bir kız kemik erimesinden hayatını kaybediyordu. Nasıl bir travma olduysa bende ne kitabın adını hatırlıyorum ne de o dönem okuduğum çoğu kitabı ama bu kitabın o bölümünü hâlâ hatırlıyorum :D
Romantik kitaplarla ilk tanışmam 11-12 yaşlarımda gerçekleşti. O zamanlar yazın evimizin çok yakınlarında her hafta iki akşam sosyete pazarı kurulurdu ve küçük bir kitapçı tezgahı açılırdı. Bütün hafta boyunca pazarın açılmasını beklerdim. Bir akşam yine kitap almaya gittiğimde Debbie Macomber'in Melekler Korusun isimli kitabını almıştım ve eve gider gitmez başlamıştım. İlk yarısını okuduktan sonra saat çok geç olduğundan uyumak zorunda kalmıştım ama kitaba ertesi güne kadar veda etmek çok zordu. Ertesi gün hemen bitirmiştim ve geçen yıllarda o kitabı tekrar tekrar okudum. Şimdi bunları yazarken kitabı çok özlediğimi fark ettim, belki yakın bir zamanda tekrar okurum.
Sosyete pazarlarından aynı zamanda Aynı Yıldızın Altında'yı ve Debbie Macomber'ın bir başka çok sevdiğim kitabı olan Küçük Mucizeler Dükkanı kitabını da aldığımı ve sonrasında tekrar tekrar okuduğumu hatırlıyorum. Bir de o zamanlar kışın sosyete pazarı kapandığında bütün bir kış boyunca bir iki kitap dışında pek fazla kitap almazdım nedense, yazın aldıklarımı tekrar tekrar okurdum. Küçük Mucizeler Dükkanı'nı da ortaokul boyunca o kadar çok okumuştum ki artık "Bu bölüm sıkıcıydı zaten ne olduğunu biliyorum, diğer bölüme geçeyim." deyip diğer bölüme geçiyordum :D
Ayrıca o dönemlerde Saftirik Greg serisiyle de tanışmıştım ama ya sosyete pazarına karışık getirdiklerinden ya da seri sıralaması algım o zamanlar var olmadığından seriyi önce 6. kitaptan başlayıp 2-1-4-3-5 gibi karışık bir şekilde okumuştum :D (merak etmeyin o seriyi de baştan düzgünce başlayıp tekrar tekrar okuduğumdan sorunu giderdim.)
Maalesef sonraki senelerde sosyete pazarı açılmamaya başladı ve ben de buna çok üzülüyordum. Ama sonrasında sahilde yine küçük bir tezgahta kitap satışı yapan bir yer keşfettik ve haftada bir ben aldığım kitapları bitirdiğimde oraya gitmeye başladık. Uyumsuz serisiyle ve Senden Önce Ben'le orada tanışmıştım.
Liseye geçtiğimde ise telefonumda gezinirken internette karşıma bir tane kitap alışverişi videosu çıktı ve böylece de "booktuber" kavramını öğrenmiş oldum. Elime defter kalem alıp saatlerce bu kişilerin videolarında bahsettikleri kitapları not almaya başladım. Sonrasında da gidip araştırıp hoşuma giden kitaplarla alışveriş listeleri oluşturuyordum. Bu dönemde de bir çok genç yetişkin, romantik kitaplar okudum.
Sonraki yıllarda tam olarak ne zaman olduğunu pek hatırlamıyorum ama 17-18 yaşında olduğum yıllarda diye hatırlıyordum öyle derin bir reading slumpa girmiştim ki asla doğru düzgün kitap okuyamıyordum. Neyse ki o dönem geçti ve bir daha gelmesini kesinlikle istemiyorum.
Sonrasında aşırı derecede fantastik-romantik kitaplar okumak istediğim ve de okuduğum bir dönem oldu. Sanırım tam o sıralarda (ya da daha öncesinde tam hatırlayamıyorum) Testere film serisini izlemeye başlamıştım. Çok severek izliyordum ve bir yerden Agatha Christie'nin On Kişiydiler kitabının Testere havası verdiğini duydum. O kitabı okumamla da kafamın içinde bir yerlere polisiye/gizem gerilim türlerinin kilidi açıldı.
On Kişiydiler'i okuduktan sonra Agatha Christie'nin başka kitaplarını da okumaya başladım. Onları okudukça polisiye, gizem gerilim, psikolojik gerilim türlerinde başka yazarların da kitaplarını okuyarak devam ettim. Yaklaşık üç yıldır da okuduğum kitapların çoğu bu türde. Bir gün bu türden de uzaklaşıp başka türde kitapları daha fazla okuyacak mıyım, merak ediyorum:)




Yorumlar
Yorum Gönder