Hizmetçinin Sırrı (Hizmetçi Serisi 2. Kitap) - Freida McFadden Kitap Yorumu
Herkese merhaba!!!
Bugün benim gibi bu seriye devam edip etmeme konusunda emin olamayanlara yardımcı olmasını umduğum bu yazıyı yazacağım. Açıkçası okuyup bitirmiş olmama rağmen benim de hâlâ kafam karışık bu konuda ama olsun :D
Birinci kitaptan spoiler vermeyeceğim ama yine de kitabın konusundan vb bahsedeceğim için birinci kitabı okumadıysanız bu yorumu okumanızı pek tavsiye etmem.
Millie, kendine Garrick ailesinin yanında bir iş bulur ve yaşananlar göze alındığında çok şanslı olduğunu düşünür. Fakat Bayan Garrick ile asla tanışmaması, Bayan Garrick'in kaldığı odaya girmesinin yasak olması, o odadan gelen ağlama sesleri ve geceliklerin yakasında bulduğu kan içini çok huzursuz eder. En sonunda dayanamayıp Bayan Garrick'in odasına girdiğinde gördüğü manzara karşısında da Bayan Garrick'i ne olursa olsun koruyacağına kendine söz verir.
Açıkçası beni bu kitapla ilgili şok eden şey bütün ters köşelerini tahmin edebilmiş olmamdı. Bu kitabı okumadan önce yazarın okuduğum dört kitabında asla hiçbir şeyi tahmin edememiştim ama bu kitapta her şey çok bariz gibiydi. Bu da beni biraz hayal kırıklığına uğrattı.
Tahmin edebilmiş olmama rağmen okuması yine de çok keyifliydi. Yazarın okuduğum bütün kitapları aşırı akıcıydı ve bu kitabı da öyleydi. O kadar hızlı okunuyor ki kesinlikle yazarın kitaplarının reading slump kurtarıcısı olduğunu düşünüyorum. (Özellikle Sakın Yalan Söyleme)
Okumaya başlamadan önce Hizmetçinin Sırrı'na karşı çok ön yargılıydım. Freida McFadden'ın kitaplarını bu kadar severken neden bu kadar ön yargılı olduğumu ben de tam bilmiyorum. İlk kitabı bitirdikten sonra devam kitabının olması biraz gereksiz gelmişti.
Millie'yi okumayı sevdiğimi fark ettim. Bu nedenle bu seri istediği kadar uzayabilirdi ve ben de gereksiz olduğunu düşünmezdim. Yani bu kitabı da çok sevebilirdim. AMA ister istemez girdiğim o ters köşe beklentisi boşa çıkınca biraz hayal kırıklığına uğradım. Ve açıkçası Millie'nin birazcık daha farklı davranmasını isterdim.
Ayrıca küçük de olsa spoiler olabileceğinden söylemeyeceğim bir konuda Millie'ye çok sinir oldum. Hikâyenin ilerlemesi açısından gerekli olduğu düşünülebilir ve aslında bu şekilde davranması da normal ama ben kitaplarda bu tarz meselelerin sakız gibi uzayıp durmasını hiç sevmiyorum.
Yine de dediğim gibi okurken çok keyif aldım. Sanırım biraz da yazarın tarzına alıştığımdan neyin ne olacağını anlamam daha kolay oldu. Okuması çok kolaydı ve özellikle bir olay yaşandıktan sonra iyice hızlandı, iyice germeye başladı. Nasıl sona ereceği konusunda çok meraklandım (ve stres oldum).
Hizmetçinin Sırrı'nı okuduğum için pişman değilim. Eğer siz de seriyi ve yazarı seviyorsanız bir şans verebilirsiniz. Yazarın kitapları çevrildikçe okumaya devam edeceğim ama bu serinin üçüncü kitabını araştırdığımda pek hoşuma gitmeyen bir şey içerdiğini duyduğum için okuyacağımdan pek emin değilim. Ama sonuçta ikinci kitabı da okumayı düşünmüyordum, yani bana pek belli olmuyor :)
Puanım: 8/10
Orijinal adı: Housemaid's Secret
Sayfa sayısı: 334
Yayınevi: Olimpos Yayınları



Harika bir paylaşım olmuş elinize emeğinize sağlık
YanıtlaSilteşekkür ederimm
Sil