Şeytanın Ta Kendisi 2: Merdiven Boşluğundaki Sır - Maureen Johnson Kitap Yorumu
Herkese merhaba!!!
Bugün bende resmen bağımlılık yaratan Şeytanın Ta Kendisi Serisinin ikinci kitabıyla ilgili düşüncelerimi paylaşmaya geldim.
Not: İlk kitaptan da ikinci kitaptan da spoiler içermeyen bir yazı olacak, yine de ilk kitabı okumadıysanız ikinci kitabın konusundan bahsedeceğim kısmı okumasanız daha iyi olabilir. (Konuyu da detaylı yazmayacağım)
Stevie ilk kitapta yaşanan olaylardan sonra ailesi tarafından eve getirilir ve çok üzgündür. Sonrasında Edward King ile bir anlaşma yaparlar ve Stevie okula geri döner.
Ben bu kitaba bayıldım bayıldım bayıldım!! İlk kitabı daha çok verdiği havadan dolayı sevdiğimi söylemiştim. Bu kitabınsa hem gizem kısmına hem hissettirdiği şeylere bayıldım. İkinci kitabı bitirince artık başka bir kitaba geçerim diyordum ama bırakamadım. Direkt üçüncü kitaba başladım ve şu an onu okuyorum. (Ve okuduğum ilk 100 sayfada ona da bayıldığımı belirtmeliyim!!!)
En son ne zaman bir serinin kitaplarını böyle arka arkaya okuduğumu hatırlamıyorum. Sanırım iki yıldan fazla oldu. Bu seriye böyle bir anda bağlandığım için çok mutlu oldum. Resmen her an aklımda. Başından kalktığım an geri dönmek için dakika sayıyorum:D
Serinin devamında Stevie'nin arkadaşlık ilişkileri hakkında daha fazla okumayı umuyordum ve bu kitapta Stevie, Janelle ve Nate'in birlikte daha fazla zaman geçirdiğini okumak güzeldi. (Bu üçlüden yaşanan ölümlerle gölgelenmemiş daha fazla sahne bekliyorum!!!). Ayrıca Cadılar Bayramı kısmındaki Sherlock - Hercule Poirot kısmına bayıldım, çok tatlı buldum.
İlk kitapta tam olarak öğrenemediğimiz gizemlerin daha da içine daldık ve yeni sırları keşfettik. Ayrıca hikâye daha da karanlıklaştı. Özellikle bir kısım çok ürpertici ve çok üzücüydü. Yazarın o sahneyi yazma şeklini çok sevdim.
Geçmişten daha fazla karakteri okumak da çok hoşuma gitti ve sonunda tüm sırlar tam olarak ortaya çıkmamış olsa da neler olduğunu öğrendik. Neler olduğunu tahmin edememiştim ve böyle olmasını beklemiyordum. İlk kitaptan beri ne olduğunu merak ettiğim o ipucunun bu şekilde bağlanmasını da çok sevdim.
Sonu da öyle bir yerde bitti ki sanırım üçüncü kitaba direkt başlamamak imkansızdı benim için. O olay nasıl oldu, neden oldu, nereye bağlanacak çok merak ediyorum. Şu an bu yazıyı yazarken bile bir an önce okumaya devam etsem diye dakika sayıyorum.
Son olarak da Stevie'den bahsetmek istiyorum. Stevie'yi ilk kitapta çok sevmiştim, bu kitapta daha da çok sevdim. Kendimle bağdaştırdığım özelliklerinden mi bilmiyorum ama çok kolay bağ kurduğum bir karakter oldu. Normalde başka bir karakter yapsa beni çok sinir edecek hareketlerini bile görmezden geliyorum :D
Puanım: 9/10
Orijinal Adı: The Vanishing Stair (Truly Devious 2)
Sayfa Sayısı: 384
Yayınevi: Ephesus Yayınları



Ilk kitabi okumuştum biraz yavasti o yüzden devam etmeyecektim ama bunu biraz merak ettim gibi
YanıtlaSilevet ilk kitap biraz yavaş ilerliyordu ama ikinci kitap bence çok güzeldi serideki favori kitabım oldu ✨ umarım okursanız benim kadar seversinizz 🤭
Sil