Şeytanın Ta Kendisi - Maureen Johnson Kitap Yorumu
Herkese merhaba!!!
Bugün atmosferine bayıldığım ama gizem kısmına biraz daha girseydi çok daha fazla seveceğime emin olduğum Şeytanın Ta Kendisi'nden bahsedeceğim.
Yıllar önce Ellingham Akademisi'nin kurucusu Albert Ellingham'ın karısı ve kızı kaçırılır. Geriye ipucu olarak sadece Şeytanın Ta Kendisi ismiyle bırakılmış bir bilmece kalır. Günümüzde ise Stevie, Ellingham Akademisi'ne kabul edilir ve yıllar önce yaşanmış bu gizemi çözmeye kararlıdır. Öğrencilerden birinin ölü bulunmasıyla ortaya Stevie'nin çözmesi gereken yeni bir gizem çıkar.
Öncelikle ben kitabın havasını çok sevdim ve bundan dolayı da ilk 200 sayfada neredeyse hiçbir şey yaşanmamasına rağmen kitaptan keyif alabildim.
İlk 100 sayfada karakterimiz Stevie'nin okula gelişini ve yerleşmesini okurken arada sırada da 1936'da olayın yaşandığı günü ve sonrasında neler olduğunu okuduk. Sonraki 100 sayfada ise Stevie'nin okul hayatına başlamasını vb okurken yine aralarda 1936'da neler olduğunu okumaya devam ettik. Bu sayfalarda artık bir şeyler olmasını bekledim ama genel olarak durağan geçti.
Sonrasında da adını söylemeyeceğim kişi öldü ve kitap biraz daha ilginçleşmeye başladı. Yine de son 50 sayfaya kadar kitap bana biraz durağan geldi. Ama dediğim gibi kitabın atmosferini o kadar sevdim ki sıkılmadan okumaya devam ettim.
Kitabın sonunda soru işaretleri çözüldü mü kısmına gelirsek, hayır çözülmedi. Sanırım ikinci kitabında neler olduğunu öğreniyormuşuz. Bu durum hakkında ne düşündüğümden tam olarak emin değilim. Açıkçası 1936'daki olayın bu kitapta çözülmemesi bana mantıklı geldi. Çünkü ortada yıllardır çözülememiş bir gizem var. Ama diğer konunun tam olarak netleşmeyip diğer kitaba kalmasından pek memnun muyum bilmiyorum. Yine de o kısım açık uçlu bitse de ben o kişinin suçlu olabileceğini düşünmemiştim, o nedenle de şaşırdım.
Keşke yazar gizem kısmına ağırlık verseymiş. Son 50 sayfada bir şeylerin çözülmeye başladığı kısımlar çok iyiydi mesela. Bu tarz sahneleri biraz daha okumak çok daha iyi olurdu. Ayrıca geçmiş bölümlerini okumayı da çok sevdim. Özellikle sorgu kısımlarını.
Karakterlerden bahsedecek olursam ben ana karakterimiz Stevie'yi çok sevdim ve kitaptaki favorim o. Kitap boyunca onun gibi bir arkadaşım olmasını istedim benzer zevklerimizden dolayı. Kitaptaki ikinci favorimse Nate oldu. Dans gecesinde yaptığı şey çok tatlıydı. Devam kitaplarında kendisini daha fazla göreceğimizi umuyorum.
Ben seriye devam edeceğim kesinlikle. Hatta sıradaki kitabım direkt ikinci kitap da olabilirdi ama çok merak ettiğim bir kitap çıktığı için bunu bir süreliğine erteliyorum. Genç yetişkin - gizem kitaplarını sevenlere öneririm. Ama biraz yavaş ilerleyen bir kitap olduğunu bilerek başlamalısınız.
Puanım: 7,5/10
Orijinal adı: Truly Devious
Sayfa sayısı: 398
Yayınevi: Ephesus Yayınları



Bu kitabı okumzkta karar veremiyodum sayenizde kararverdim sanırım okumayacağım ben kitabımda fazla gerilim hemen sonuç isterim ama belki bir gün okurum
YanıtlaSilevet maalesef pek öyle bir kitap olmadığı için çok keyif alamayabilirsiniz yine de belki bir gün ✨🤭
Sil