Şeytanın Ta Kendisi 3: Duvardaki El - Maureen Johnson Kitap Yorumu
Herkese merhaba!!!
Kitaplarını arka arkaya okuduğum ve çok hızlı bir şekilde favorilerime giren Şeytanın Ta Kendisi Serisi'nin üçüncü kitabı hakkında konuşmaya geldim.
Not: İlk iki kitaptan spoiler içermez ama yine de ilk iki kitabı okumadıysanız bu yazıyı okumasanız daha iyi olabilir.
Ben kitabı okuyalı dört gün oldu ve geçtiğimiz bu dört günde dördüncü kitabı da okuyup bitirdim. Bu nedenle kitaplar kafamda biraz birbirine girdi gibi oldu ama yine de düşüncelerimi bir şekilde yazmaya çalışacağım :)
Üçüncü kitapta ilk iki kitap boyunca çözülmesini beklediğimiz bütün gizemler çözüldü, sırlar açığa çıktı. Sonunda şaşırdım mı şaşırmadım mı tam emin değilim. Seriden o kadar keyif aldım, atmosferini ve Stevie'yi o kadar sevdim ki sanırım bir noktadan sonra "Bu olayların arkasındaki kişiler kim?" kısmı benim için biraz geri planda kaldı. Gerçekten Stevie bir üç kitap daha Ellingham Vakası üzerine çalışsa o üç kitabı da sıkılmadan okurdum herhalde :)
Dediğim gibi şaşırdım mı şaşırmadım mı çok emin değilim. O karakterde bir şeyler varmış gibi hissediyordum ama yine de çok fazla şüphelenmemiştim. Sanırım sadece gıcık olmuştum :D. Başka bir olayaysa hem şaşırdım hem de çok üzüldüm. O konunun daha farklı bir şekilde sonlanacağını düşünmüştüm.
Üç kitap boyunca olayların çözülüş şeklini, ipuçlarının yavaş yavaş ortaya çıkışını okumak çok keyifliydi. Stevie ve arkadaşlarıyla birlikte Ellingham Akademi'nin tünellerini, sırlarını, gizemlerini keşfetmekten çok keyif aldım.
Karakterlerden bahsedecek olursam Stevie'yi ilk kitaptan beri çok seviyorum. Aynı şekilde Janelle ve Nate'i de. David'i ise tuhaf bir şekilde seviyorum. Oldukça sinir bozucu bir karakter ama ikinci kitaptaki bazı sahnelerini çok tatlı bulmuştum. Bu kitapta ise beni resmen çıldırttığı bazı sahneleri oldu. İkinci kitapta yaşanan bir olaydan dolayı kırılmış olmasına başta anlayış göstersem de biraz fazla uzattı ve sinirimi çok bozdu. Ama yine de seviyorum (dördüncü kitabın da etkisiyle).
Bir yerde okuduğuma göre sanırım seri başta üç kitapmış. Ellingham olayları da üçüncü kitapta tamamen çözüldü zaten. Ama sonra yazar aynı karakterler ve farklı gizemlerle devam etmiş. Ben de seri ilk üç kitapta tamamlanmış gibi olduğundan dördüncü kitabı hemen okumayıp birkaç ay sonra karakterleri ve atmosferi özlediğimde okurum diyordum. Ama dayanamayıp üçüncü kitabı bitirip ertesi gün direkt dördüncü kitaba başladım :)
Puanım: 8,5/10
Orijinal Adı: The Hand on the Wall (Truly Devious 3)
Sayfa Sayısı: 384
Yayınevi: Ephesus Yayınları



Yorumlar
Yorum Gönder